tokyoboy ve ikumi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tokyoboy ve ikumi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2010 Salı

Matsuri まつり

Süper bir haberim var Mychan, nihayet Banu-chan Pasaj'da Matsuri adı ile kendine yer açmış ve o müthiş vintage Haorilerden satmaya başlamış. Haori geleneksel Japon ceketi. Yüzde yüz ipekten yapılıyor ve her Haoriden sadece bir tane var.Üstelik hiç biri makine dikişi değil .Bazı modellerin geçmişi 100 yıl öncesine kadar gidiyor. Vintage düşkünleri ve orjinal kıyafetleri tercih edenler için biçilmiş kaftan...


Little Pirate

Erdem F/W London 2010

İşte bu geçişe bayılmamak mümkün değil.






Utanarak söylüyorum ben Erdem'i ilk defa Keira Knightley'nin "Edge of Love" promiyerinde giydiği mor elbisesi sayesinde farketmiştim.
Haydi Erdem'in Londra moda haftasında gösterilen son koleksiyonu üzerine düşünelim ve neden beğendiğimizi anlamaya çalışalım. Bir kere bütün gögüsler kapalı...Şaka şaka!!! Modellere baktıkça renklerin yoğunluğu gözde bir doygunluk yaratıyor. Uzaktan bakınca minik çiçekler gibi görünen kelebeklerin yarattığı ritmi, illüzyonu ve Erdem'in güçlü kadınını her ayrıntıda görebildiğim için bu koleksiyonu takdir ettim...Çünkü Erdem'in bir tarzı var.


bütün fotograflar style.it

Hakaan




çok bilmiş bi arkadaşım Hakkan diye yanlış telaffuz etse de markanın adı Hakaan!

Hakan Yıldırım dünyaya açılmaya karar vermiş ve Londra Moda haftasında bir adet naçizane defile yapmış. Şimdi gez bak Mychan bütün Türk moda bloglarında "her yer sallandı, böyle defile görülmedi, övgüyle bahsediyolar bilmem ne , bilmem ne..."şeklinde yorumlar. Kimse alınmasın ama sadece memleketlimiz !!! diye tasarımlarını yere göğe sığdıramayacak değilim. Bu koleksiyonun çıkış teması nedir? neden bu modeller bir haftadır yıkanmamış ve özensiz taranmış gb görünen saçlarla
dolanmaktadır.Siz bunlara ayakkabı mı diyorsunuz? Modellerin gögüslerini gösterince bir elbise daha mı tasarımcı işi oluyor?Neden her tasarımcıdan bir esin! var. Bakınız Balmain, Givency, Alexander Wang!!!.....

Ben geldim ya da honeyyyy i'm home!!!

Çok uzun bir aradan sonra geri dönmek bende tuhaf duygular uyandırıyor Mychan. görüşmediğimiz bu 2-3 ay içerisinde ; yeni bir yıla başladık ve ikinci ayı nerdeyse bitti. Bir doğum günü yaşandı ve hiç bir şey anlamadım. istanbulda bir kez daha kendim çalar ;kendim dinlerim havasında moda etkinliği yapıldı. Büyük bir tasarımcıyı kaybettik. Bir çift daha ayrıldı. Bir kez daha insan doğasının beni yanıltmadığına maalesef tanık oldum. Arkadaşımın üzüntüsünü izlerken karşı tarafın dişlerini dökme
isteği ile cebelleştim. Karlı bir kaç gün geçirdikten sonra ofise eşofmanlarla gelmeye fena alıştım. Bütün bunların yanında,

aşık oldum...

Geri dönmek güzelmiş...

17 Aralık 2009 Perşembe

to be continued...




Complicated


Karışık hallerdeyim Mychan bu yüzden yaptığım t-shirt ve baskı tasarımı da çok karışık oldu.
Sunumda neden Jin'i kullandığımı açıklamak ise çok zor. Band-age isimli bir filmde başrol oynadığı için Cinema dergisine kapak olmuş. İtiraf ediyorum kapak resmini çok beğendim...
Sade bir yüz içinde ki bu adını veremediğim şey Kadın!mı,Erkek!mi...Karmaşık, bugünlerde herşey ve heryer karmaşık, uyumunu kaybetmiş, dağılmış herşey! Bakınca birbirinden nasıl keskin çizgilerle ayrıldığını görebiliyorum artık .Oysaki,daha güzeldi ; sade ve sadece bir yüze dönüşmüşken; TEK olabilmişken değerli, anlamlıydı. Dedim ya Mychan herşey ve heryer! karmakarışık. Aslanlar unutmuşa benziyor Voltronı oluşturmak için birarada olmalılar.

2 Aralık 2009 Çarşamba

Love Hurts again...



Galiba anlamak için illa ki ısırması gerekiyor!!! ahh sahi Vampirlerden bahsetmiyorum...Belki bende Face'de bi grup kurmalıyım "Vampirlerin telif hakkını koruyalım, onları yaşatalım ;Kız arkadaşlarını kurtadamlara kaptırmalarına engel olalım" . Aslında bize Buffy yeterdi. Acaba Buffy nasıl kokuyordu...Yok canım Angel o kadar basit değil ehh o bir profesyonel.
Vampir fikri öyle çok iyi satıyor ki Bütün pazarlama uzmanları bu konunun kanını emiyor , Vampir gb..Sahi Mychan Zara'da ki vampir t-shirtlerini de gördün mü???? Bu paragrafta kaç tane "vampir" kelimesi geçti peki?
a-Gereğinden çok vıcık vıcık oldu her yer!
b-Az bile, Vampirlere gençliğimiz feda olsun.
c-İki üç tane daha olsa fena olmazdı. Ne de olsa seriler iyi satar...
d-Yorum yok!!!
Aşktan bahsedecekken konu nasılda Vampirlere geldi ( upps sekiz etti)

30 Kasım 2009 Pazartesi

a Girl... a Gun it is long story!



Love hurts…
But sometimes it’s a good hurt
And it feels like I’m alive.
Love sings,
When it transcends the bad things.
Have a heart and try me,
’cause without love I won’t survive.

Wang-ui Namja The King and The Clown


Kalbimin görmemesi mi yoksa gözlerimin görmemesi mi daha kötü? Gerçekleri anlayabilmek için maskelerin ardına saklanmış soytarılara mı ihtiyacım var? Benim için önemini hissettiğim ama bu önemin adını veremediğim birisini koruyacak kadar cesurken bana yapılan her zalimliği sessizce kabul edişim neden? Varlığı ile mutlu olduğum, canımla koruduğum O’na karşı duygularımın adını fark etmeyecek kadar kör oluşum niye?
Aşkı görebilmeyi ve aşkın fedakârlık istediğini, cinsellikle sınırlanmadığını anlatan bir destan. Kralına ihanet etmeyen ama zalimliğini affedemediği için intihar eden vezirin ki aşktı. Her zaman seven koruyan ama asla dokunmayan Jang-Sang’ın ki aşktı. Ve yine dünya ya gelirse Yine aynı kişi olacağını söyleyen kendini kimselere karşı koruyamamasına rağmen Jang-sang için elinden geleni yapan Goong-Gil’in ki de aşktı.
Wang-ui Namja (The King and The Clown -2005)

Lunch



28 Kasım 2009 Cumartesi

Why Arashi

She ask to me " why do you like so much to A.RA.SHI ?" this is the answer...



Sağanak yağmur sahnenizi su içinde bırakırsa ve konserin bitmesine 3 şarkınız varsa ne yaparsınız? Arashi devam eder üstüne son bir şarkı söyleyip yağmurun bastığı sahnede eğlenir. İşte bu yüzden Arashi'yi seviyorum!!!

55DSL n Adidas

Spor ayakkabı hayatımın vazgeçilmez yanı. Sürekli bi yerlere koşturmak ve yetişmek zorunda olduğumdan topuklu ayakkabılar benim için sadece ayaklarımın yerden kesildiği anlarda kullanışlı. Ehh her ayağın sevdiği bir spor ayakkabı markası vardır Mychan. Benimkilerde Adidas'ı seviyorlar.

55DSL'nin 15. yıl şerefine Adidasla ortak çalışmaları olan sınırlı sayıdaki ayakkabıya baktım ve beğendim, azıcık converse gb koksa da! 55DSL markasından bahsedeyim sana biraz. Kendileri Diesel'in deneysel yanı oluyorlar. Kurucuları Rosso'nun oğlu Andrea ve bana göre ; Dieselin aksine ,kesinlikle lümpen olmayan bir çizgileri var. Bu aralık ayından itibaren yine sınırlı sayıda üretilmiş 5 adet farklı illustrasyondan oluşan t-shirtleri magazalarında görmek mümkünmüş. Şahsen ben bu rahatsız etme çabasındaki illustrasyonlardan muzlu olanı sevdim. Warhol misali... asla eskimeyecek bi espri ha ! ne dersin Mychan????

Muse Series Pink Line

27 Kasım 2009 Cuma

Muse Series Red Line


Tokyo Boy ismi nerden geliyor birgün anlatacağım Mychan ama bugün o gün değil...

Muse Series


"Konbanwa , Tokyoboy no ikumi desu"...
Selam Mychan, saat epey geç oldu ama yeni projenin heyecanı sardığı için uyku tutmuyor. Benim sevgili ilham perilerimi tema alan bir projeye başladım. Mutluyum, endişeliyim. Bilirsin Mychan "Aynı anda iki tavşanın peşinde koşan hiçbirini yakalayamaz"

Socks

26 Kasım 2009 Perşembe

Nobody

New Model..is she cute? Yeees!!!



White Hair


Selby de dolanırken Yoshiko Kajitani dikkatimi çekti, sebep tabi ki saçlar...Beyaz sarı saçlara bayılırım hele ki kıyılarına ,köşelerine yapılan farklı renklere kesinlikle bitiyorum. Çünkü bu şekilde bir saç asla sahip olamayacağım bir özellik ; Ben dünyaya kahvererengi saçlı olmak için gelmişim.
Ya Katie Shillingford'un saçlarına ne demeli

Verona'da dolaşırken bu bayan yine aynı nedenden ötürü dikkatimi çekmişti. Sakın aldanma Mychan bayan en az 50 yaşındaydı. Umarım bende o yaşlarda onun kadar çekici görünebilirim. Ahh zaten saçlarım beyazladığı için ,hatta beyaz sarı yapabilirim...